Bir Tane Asal Çarpanı Olmak Ne Demek?
Hayatımda her şeyin bir anlamı olması gerektiğini hep düşündüm. Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken, bazen bir matematiksel kavram gibi hissediyorum kendimi. Hani derler ya, bir tane asal çarpanı olmak… Bir zamanlar bu terimi, matematik derslerinde anlamamıştım. Oysa bugün, bir asal çarpanı olmak ne demek, bunu kendi hayatımda hissediyorum. Gelin, size nasıl anladığımı anlatayım.
Bir Yaz Günü ve İlk Kez Anladığım O An
Bir gün, yazın en sıcak günlerinden biriydi. Kayseri’nin çöllerini andıran topraklarında yürüyordum, sıcaktan ter içinde kalmıştım. O sıcağın içinde, birden kafama takıldı: “Bir tane asal çarpanı olmak ne demek?”. Her şeyin tek bir anlamı olduğunu düşündüğüm bir anı hatırladım. İlkokulda matematik öğretmenim, asal sayılar konusunu anlatırken demişti ki: “Bir sayının asal çarpanı yoksa, sadece kendisi ve 1 ile bölünebilir. Ama bazen bir sayının kendisi yeterli değildir, başka çarpanlarla da bölünmesi gerekebilir.” İşte o an, sanki her şey yerli yerine oturdu. Yalnızlık ve hep “tek başına var olmak” fikriyle, asal sayılar arasında bir bağ kurdum. Kendi kendime düşündüm: “Bir tane asal çarpanı olmak ne demek?”
O günden sonra, yalnız olduğumda ve içimdeki boşluğu hissettiğimde, asal sayılar gibi hissediyordum. O kadar tek başına, o kadar benzersiz. Ama bir yandan da bunun ne kadar zor olduğunu fark ettim. Çünkü bir asal sayıyı sadece kendisi ve 1 böler. Gerçek hayatta ise insan, yalnız kalmak zorunda olduğunda, bazen sadece kendisine değil, çevresindekilere de ihtiyaç duyuyor. İşte o yaz günü, her şey bir anda kafamda birleşti. Ne kadar yalnız hissediyorsam, o kadar güçlü olduğumu düşündüm ama yalnızlıkla birlikte gelen acıyı da içimde hissettim.
Yalnızlık ve Bir Tane Asal Çarpanı Olmak
Yalnızlık bana hep başkalarından farklı olduğumu düşündürmüştü. Kayseri’de sokaklarda yürürken, bir tane asal çarpanı olmak ne demek diye düşündüm. Yani, yalnız kalmak aslında bir tür güç müydü? İnsan bazen çok yoğun hisseder, kalabalıklardan kaçar ve yalnız kalmak ister. Ama işte o yalnız anlarda, bir asal sayının kendi kendini bir tek olan çarpanı gibi, bir insan da kendine yeterli olmak zorunda hissediyor. Oysa kimseyi tanımadığınızda, o yalnızlık dağ gibi büyür. Bir insan, bazen o kadar yalnızdır ki, her şeyin üstesinden gelmek zorunda hisseder.
Bir gün, bu yalnızlık çok derinleşmişti. Kayseri’nin o kurak havası gibi, içinde bir boşluk vardı. Bir arkadaşım vardı, ona yazdım: “Bir tane asal çarpanı olmak ne demek, biliyor musun?” cevabı birkaç dakika içinde geldi: “Bilmiyorum, ama belki de bir tek senin olması gereken yerdesindir.” O an, bir asal sayıyı düşündüm tekrar. Evet, belki de o an tek başıma olmam gerekiyordu. Ama başka bir çarpana, başka bir insana daha ihtiyacım vardı. Her şeyin tek başına var olması imkansızdı.
O Anı Aşmak: Bir Tane Asal Çarpanı Olmak mı, Bir Başka Çarpanla Bütünleşmek mi?
Sonra bir şey fark ettim: Hayatta her şeyin bir anlamı vardı ama tek başına, bir asal sayının gücü yeterli değildi. Bazen başka insanlarla, başka bağlarla bir bütün olmalıydım. Kayseri’nin sokaklarında yürürken, bu kadar yalnız olmak belki de bana hayatımın en önemli dersini veriyordu: Gerçek güç, tek başına olmakta değil, bir araya gelip, birleşebilmekteydi. O an, asal sayılarla ilgili kafamdaki her şeyi yeniden değerlendirdim. Asal sayılar kadar benzersiz olabilirdim, ama bir sayı kendisiyle bile bölünemiyorsa, o zaman bir insan da hayatla birleşemezdi.
Hızla geçen günlerden sonra, hayatıma yeni bir bakış açısı kazandım. Bir tane asal çarpanı olmak, bazen kendi başına yetmek anlamına gelirken, bazen de başkalarıyla bir bütün olmak gerektiğini öğretiyor insana. O yaz gününden sonra, Kayseri’nin güneşi altında yürürken, ben artık sadece bir asal sayıyı değil, hayatta kendimle ve başkalarıyla olan ilişkilerimi de çözmeye başladım.
Şimdi, “Bir tane asal çarpanı olmak ne demek?” diye soracak olsanız, cevabım şu olurdu: Bazen yalnızlık, bazen de başkalarıyla bir bütün olma arayışı… Ama her zaman, insanın kendi yolunu bulması gerektiğini anladım. O yolun sonunda, her şey yerli yerine oturur. Sadece bir asal çarpanı olmak yetmez, o asal sayı, başka çarpanlarla da bütünleşmek zorundadır.