İçeriğe geç

Eğitim kurumlarında yaşanan etik dışı davranışlar nelerdir ?

Eğitim Kurumlarında Yaşanan Etik Dışı Davranışlar: Bir Hikâye

Hayatımda hiç unutamayacağım bir ders vardı. Belki de her şeyin başladığı, yaşadığım hayal kırıklığının temelini attığı o dersten. Kayseri’nin sıcak yaz günlerinden birinde, okulumun bahçesinde, rengarenk çiçeklerin arasında bir grup arkadaşım ile sohbet ederken, aniden aklıma geldi. Eğitimde etik dışı davranışlar… Ne kadar korkutucu bir şey, değil mi? Ama o gün, bunların sadece “sözde” kalmadığını, aslında öğretmenlerden tutun da okul yönetimine kadar pek çok insanın bu etik çizgiyi nasıl geçebileceğini gördüm.

Bir Öğretmenin Gözlerindeki Hayal Kırıklığı

O gün, dersimin sonlarına doğru öğretmenim sınıfa girdiğinde, gözlerinde bir tuhaflık vardı. Gülümsedi ama o gülümseme, içten değildi. “Bugün sınavınızı yapacağız,” dedi ve birkaç dakika sonra soruları dağıttı. Soruları gördüğümde bir an için donup kaldım. “Bu sorular ne böyle?” diye düşündüm. Kitaplardan, ders notlarından tamamen farklıydılar. Sanki hiç çalışmadığımız konulardan sorular soruluyordu.

Bir an öğretmenime göz ucuyla baktım, bana ve arkadaşlarıma belli belirsiz bir şeyler söylemek istiyormuş gibi duruyordu. Ama o an, gerçekten ne söylemek istediğini anlayamadım. Çünkü sınıfın en ön sırasındaki bir arkadaşım, parmaklarını ovuştururken “Öğretmenim, bu sorular gerçekten biraz zor olmamış mı?” dedi. Öğretmenim, sadece kısa bir bakışla gözlerini kaçırarak cevap verdi: “Bu sorular, sınavın zorluk seviyesini gösteriyor. Zaten sınavın yarısı kolay olur, merak etmeyin.”

Ama bizler merak etmiyorduk, zaten kaygı içerisindeydik. O an, yaşadığım duygu anlatılamaz. Sınavın sorularının, yalnızca çok iyi çalışmış ya da belirli bir kaynağa sahip olan öğrencilerin başarılı olabileceği şekilde ayarlandığını düşündüm. Öğretmenim, ne yazık ki etik olmayan bir şekilde bizi “eğitim sisteminin” içine çekiyordu.

Sınıf Arkadaşımın Durumu: Birçok Öğrenci İçin Sesiz Bir Çığlık

Bir hafta sonra, dersin sonucunu öğrendim. Arkadaşım Sinan, o sınavı geçmek için her şeyi yapmıştı. Ama sınavda çoğu soruya yanıt verememişti. Ben de öyle… O kadar emek vermiştik ki, sınavdaki soruların çoğuna doğru cevap verebileceğimize inanıyorduk. Ama öğretmenimizin sınavda usulüne uygun olmayan şekilde yaptığı soruları, bizim “dışarıdan” bilgiye sahip olmamızı gerektiriyordu.

Sınıf arkadaşım Sinan, sınavın sonucuyla büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Ne yazık ki, sistemin yarattığı bu adaletsizlik, onun birikimini ve emeğini yok sayıyordu. Hani bazen diyoruz ya, “Bize bu kadar çaba sarf etmek zorunda mıyız?” işte o zaman, gerçekten bu soruyu soruyorsunuz.

Sinan, başarısızlık duygusuyla kendini çok kötü hissetti. Sinan’ın çaresizliğini gözlerinde görmek, benim içimi parçaladı. Etik dışı davranışların eğitim hayatındaki etkisi, onu derinden sarmıştı. Çünkü ne olursa olsun, emek ve çaba, etik kurallara uygun bir şekilde değerlendirilmeliydi.

Müdür Beyin İlgisizliği: Etik ve Adaletin Yokluğu

Sınavdan birkaç hafta sonra, öğretmenin ilgisizliği ve sınavın adaletsizliğiyle ilgili bir durumu okul müdürüne iletmek istedim. “Müdür Bey, bu sınav hakkında çok kötü şeyler duyduk. Öğretmenimiz soruları gerçekten çok dengesiz sormuş,” dedim. Müdür Bey, gülümsedi ama o gülümseme, her şeyin normal olduğunu gösteren bir gülümsemeydi. “Bu tür durumlar olabilir. Herkes aynı seviyede olamayabilir, değil mi?” diyerek geçiştirdi.

O an içimde bir şeyler kırıldı. “Eğitim kurumlarının başındaki bir insan, sorunun bu kadar yüzeysel ve kayıtsız kalmasını nasıl açıklayabilir?” diye düşündüm. Müdür Bey’in söyledikleri, aslında yaşadığımız sıkıntıların üzerinde “geçiştirilmiş” bir damga gibiydi. Bir öğrencinin yaşadığı adaletsizliği umursamayan bir okul yönetimi, gerçekten etik bir yaklaşım sergiliyor olabilir miydi?

Etik Dışı Davranışlar ve Umut

Şu an yazarken, hissettiğim duyguyu tekrar yaşıyorum. O zamanlar, bu olayları kabullenmek ne kadar zor olsa da, aslında bana çok şey öğretti. Eğitimde etik dışı davranışlar, sadece sınavlarda ya da öğretmenlerin tutumlarında değil, okul yönetiminden, hatta öğrenciler arasındaki rekabete kadar her yerde karşımıza çıkabiliyor. Ama bunlar, sadece birer yolun kaybolmuş işaretleri. Sadece bir noktada, eğitim sisteminin asıl amacını hatırlamamız gerekiyor: Öğrenmek, büyümek ve daha iyiye doğru gitmek.

O günden sonra, hem öğrenciler olarak hem de eğitimci olarak, etik dışı davranışlarla karşılaştığımızda sesimizi yükseltmeliyiz. Çünkü eğitimin, herkes için eşit, adil ve dürüst olması gerektiğini unutursak, hiçbir şeyin gerçekten “doğru” olmayacağını öğreniriz. Bu yüzden, umudumuzu kaybetmemek, doğruyu savunmak ve her zaman doğru bildiğimiz şekilde ilerlemek, belki de yapmamız gereken en önemli şeydir.

Evet, belki o sınavda başarısız oldum, belki Sinan’ın gözlerindeki hayal kırıklığı benim içimi parçaladı ama sonrasında hepimizin kalbinde bir umut ışığı yanmaya başladı. Etik dışı davranışlara karşı durmak, bizlerin elinde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
elexbet girişbonus veren bahis siteleribetexper güncel giriş